sınırlarını aşamaz.
Her birimiz kendimiz için kurup düzenlediğimiz bir dünyada
yaşıyoruz.herkes de kendisi için kurup çattığı ve içinde yaşadığı dünyanın
niteliğine göre diğerinden farklı,başka bir insandır.insanlar arasındaki
farklılıklar,görüş ayrılıkları yaşadıkları dünyaların
farklılıklarındandır.belki insanların sayınsınca evren vardır.hayatımızın
başımızdan geçen maceraların bir toplamıdır ve ömrün nicelik açısından eşitliği
nitelik açısından da eşitliği demek olmaz.yine bunun gibi
yeryüzündeki benzer coğrafi özellikler,hepimiz bu dünyada
yaşadığımız için evrenlerimiz de aynı olduğu,hepimizin aynı evrende
yaşadığı sanı ve yanılgısına bizi iletmemelidir .evrenlerimiz
farklıdır,evren sayısı insanların sayısıncadır(adem kadar alem
vardır).
Bu açıdan herkesin evreninin boyutları,onun hayatının,yaşam
biçiminin boyutlarına eşittir.”her insanın evreninin sınırları
yaşayabildiği yere kadardır”
Biz hangi evren de yaşıyoruz? Hayatımız, yaşantımız,evrenimizi
belirleyecektir.
Tolstoy’un deyişi ile:inanç;kendisi ile yaşadığımız şey
demektir.oysa bir şeyin varlığını bilmek,o şeyin kişinin evrenine girmiş
olmasını başlı başına gerektirmez.
İnsanlar içinde yaşadıkları evren türüne göre,ifade etmek
istediklerini dile getirmek için bir dil seçerler.böylece her kişinin
beyanı,ifadesi,onun evreninin göstergesidir,hangi dünyada yaşadığını
açıklar.
Abdüklerim Surüş


