İnsanız, sosyal bir varlığız.Her birimiz farklı farklı bir işle,bir duruşla yaşamdayız.Kimimiz öğrenci ,kimimiz esnaf,kimimiz çiftçi kimimiz memur kısaca her birimiz değişik tabiatlarımızla ve meşguliyetlerimizle bir bütünü/toplumu oluşturuyoruz.Kimse bu bütünden ayrı olduğunu iddia edemez.yani ben bu bütün dışıyım, toplum dışıyım diyemez. Zaten her birimiz bu ayrı ayrı varlıklarımız ile bu bütünü;toplumu oluşturuyoruz.Kendimizi bu bütünün dışında görmek akıldışı bir görüş olsa gerek.Topluma baktığımızda herkes şikayetçi.Sosyal yaşamın ve sosyal ilişkilerin olumsuzluğundan herkes dem vuruyor,konuşuyor.Tabiri caizse toplum kocaman bir ağız olmuş hiç durmadan konuşuyor.. kimse çıkıp ta ben konuştuğum şeyler uğruna neler yapıyorum diye kendine sormuyor.Eğer biz konuştuklarımızın 3/1 kadar bir şeyler yapsaydık bu konumumuzdan daha iyi olurduk herhalde.laf ürettiğimiz kadar birbirimize yardımcı olsaydık bir arkadaşımızın işini görseydik,bir muhtaca yardım etseydik,bir insanı sahiplenseydik. Böyle olmayacaktık.Eğer biz bu sosyal gidişattan şikayet ettiğimiz kadar, bu gidişatın yönünü olumluluğa çevirmeye çalışsaydık,ilişkilerimizin yönünü iyiye, güzele,kardeşliğe doğru çevirmeye çalışsaydık böyle olmayacak bu kabızlığı yaşamayacaktık.
EÄŸer biz bana ne her koyun kendi bacağından asılır demeyip,ben kendi iÅŸimi bilirim demeyip,bir toplumun içinde yaÅŸadığımızın bilincinde olarak,bu toplumun bir ferdi,bu bütünün bir parçası olduÄŸumuzun bilinci ile hareket etseydik,birbirimize önyargılarla bakmak yerine,birbirimizle tanışsaydık, konuÅŸsaydık ,oturup beraber bir çay içseydik böyle olmayacaktık.EÄŸer biz birbirimizle verimli;bilinçli iliÅŸkiler kurmaz isek sosyal yaÅŸamımızda çoraklaÅŸmaya doÄŸru gidiyor demektir.Öylesine olan birlikteliklerin sonucu da öylesine hayatlar olacaktır. Öylesine olan bir yaÅŸamda katılımcı/etken bir yaÅŸam deÄŸil alışkanlığın mahsulü öylesine bir yaÅŸam olacaktır.”yaşıyoruz iÅŸte” düz mantığı ile vasıflanan bir yaÅŸam olacaktır. Buradaki “iÅŸte” kelimesi iÅŸin bayağılığını ortaya koyacaktır.Bu bütünün/toplumun bir ferdi olan bizler her birimizin kendimize şöyle bir özeleÅŸtiri yapması yerinde olur diye düşünüyorum.acaba Bu bütünün bir parçası, bu toplumun bir üyesi olan benim hayatımda iddialarım mı çok yoksa bu iddialarımın asıl konusu olan ispatlarım mı?çünkü iddialar ispat ister.ispatlanmayan iddialar havada asılı kalmaya,alay konusu olmaya mahkumdur.Acaba bende hangisi?
Archive for the ‘SOSYAL HAYAT VE BİZ’ Category

