‘dost ile hasbihaller’ Kategorisi için Arşiv

h1

DOST İLE HASBİHAL

Temmuz 3, 2007

10.

 

dalgalar denizin bir parçası

dalga denizi duyumsatmalı bize her zaman için

ancak bu şekilde anlam varolur

yoksa varlık parçalanır

parçalar bütünleştirilemediği zaman

anlam kaybolur

saçma gündeme gelir

 

İNSANIZ

insan tanrıdan rol çalmaya çalışıyor ama nafile

insan insandır

 

 

aynı olan her şey mi yoksa her şey hep aynlaşıyor mu
aslında aynı olan bize aynada olabiliyor

mesela galiba aynıya aynadan bakabilmek
aynıya aynadan bakarsak aynileşmeyi görebiliriz
aynı da ayrımlar yapabiliriz
alışkanlıklarımızı tercihe dönüştürebiliriz

 

öncüllerimiz ne ise
önlemlerimizde ona göre koşullanıyor

bizim için kriter inancımızda

Allah merkezli bir hayattır
bizde gelecek ahirettir
işte burada

 

tabiki düşüşler olucak
zaten dünyaya düşmedik mi
düşüyoruz ki düşünüyoruz

 

denge-denge-denge
bizim için bu çok önemli
yaşam bir dengedir
sunnetullah bir denge üzerine kurulu

mesele dengeyi yaşamsallaştıramamamız
bizim öğretimiz
bizi bir denge üzerine eğitiyor,şekillendiriyor
insana bütün yaklaşıyor,parçalamıyor
insanın yapısı/fıtratını bütün olarak algılıyor ve öğretilerini bunun üzerinden veriyor

 

sizin hayatınızda ne eksik ise
onu tamamlamalısınız
insan eksiklerini tamamlamak için var ve burada
insan cüzlerini tamamlamalı

 

 

burada pratik düşünmek/eylemek gerekiyor
felsefe boşluğa düşürüyorsa
dolu olmayan bir şeyler vardır

teoriler,fanteziler,arebesk bizim algı düzeyimize düşmemesi gerekiyor çoğu zaman
düştükçe insan kendi ile oynama/oynaşma moduna giriyor
bu insan olmaya insani gelişmeye ket vurabiliyor

 

ölçüler önemli
ölçerek almamız önemli
ölçüleri algılamamız önemli

 

ölçüsüzlük intiharla eş değer
bir çoğu da bundan intihar etmedi mi
ölçülerimiz doğrusunda yaşamamız gerekiyor
veya bunun mücadelesini vermemiz gerekiyor

biz müslümanız ve sünnetullah ile yaşarız
ama bu birilerin algıladığı aynileşmek demek değil
bu sonsuzlaşmaya doğru giden bir serüvendir
sonu olmayan sonrası/ahiret olan bir serüvendir
gelişim-değişim,yücelme-alçalma düşme-düşünme bu serüvenin sünnetidir

 

eylem olmadıkça bunun üzerine kurulan felsefeler boşluğa düşer fantezi/arabeski doğurur

yapmak,yaptım demek sağlam bir felsefenin başlangıcıdır
yapıcam ,yapmalıyım demek ise fantezilerin başlangıcıdır

 

aynıyı ve ayrımı yapmak gerekiyor

desteği yaşamsallaştırmamız gerekiyor
destek,sürekli destek
yaşamsal destek

 

her insanın imtihanı farklıdır
bazılarının imtihanı aklı:

bazılarının kalbi
bazılarının bedeni
bazılarının çevresi
bazılarının çocuğu
bazılarının……………
önemli olan kendi imtihanımızın farkına varabilmek

 

9.

 

Çağın problemi görüntü galiba

insan görüntüye kilitlenmiş gibi

bu ciddi bir tehlike gibi gözüküyor

zamanla bir şansa döner mi bilmem

genel anlamda insanlar

değerlere çok ilgisiz

ideoloji bitti artık

nihilist ve faydacı bir bünye var

bu zamanla sorgulamaya döner de bir bilinçlenme sürecine

evrilirse daha sağlıklı bünyeler oluşabilir

yoksa bu fasit bir daire

dolap beygiri gibi oldular

dön babam dön

başları dönünce hoşlarına gidiyro

nereye bu gidiş bakalım

?

 

sıradanlaşan bir şeyler var o zaman hayatında

sıradanlaşan duygusal yoğunlukların olmasın

insanın merkezi kendisidir

nasıl bakarsan öyle görürsün

bakışında bir yıpranma var

bakışın yakmıyorsa ateşi

ateş küllenmiştir tahminim

bu bu ana kadar yaşadıklarınla

yıpranmışlıklarınla ilişkili bir durumdur tahminim

daha somut anlamada düşünmeye çalışırsak

iş telaşı ,çevrenin olumsuz bakışları

yani sana dışardan etki eden her şey

çoğu zaman yenilememiz gereken kendimizizdir

çünki motor insanın kalbidir

ben normal derken abartmamak gerektiğini

vurguluyorum

 

neden?

eden bir şeyler var

insan bunu çözemiyorsa

net görülemeyen bir durum var

bu da çoğu zaman bakışımızdan kaynaklanır

genel anlamda bu böyledir

insan bireyi için

bakışımız da pus varsa

bu gözümüze ait bir sorundur

 

yoksa dışarıda ki sorunu insan hemen anlamlandırabilir

çünki somuttur

ama içeriden kaynaklanan bir etki var ise bunu algılamak zordur

çünki soyuttur

etkilenmemek insanın tabiatına aykırı

etkilenmiyorum demek

ben insan değilim demekle eş değerdir

 

belki de önemli olan

hem içerden hem dışarıdan bakabilmek

ama ben yine de kendi adıma da  konuşursam

çoğu zaman sorun kendi sorunsallaşan bünyemizdedir

 

bir kere

İSTEK kavramı

insanın kendi beni ile ilgili bir kuvvedir

istiyorum diyebilmek için

benliğimizin aktif olması gerekiyor

yani demek istediğim

monotonlaşan aslında hayat değil kendi benliğimiz/varlığımızdır

burda tahminim sorgulamamız gereken

yine kendi hayatımızdır diye düşünüyorum

 

 

mükemmeliyetçilik insanın kendi yapısını inkar etmesidir bir anlamda

ama idealistlikle karıştırmamak lazım

işini iyi yapmayı istemek başka

bir de bu isteğin bir hastalık haline gelip

iyi olmadığı zaman insanın hayatını dumura uğratması başka

ikincisi mükemmeliyetçinin alanına giriyor

mükemmellik insana ait değildir zaten

mutlaklık tanrının vasfıdır

insan kelime kökü itibari ile

nakıstır,yani eksiktir

ve kendini tamamlamaya çalışır

yaşamı da bu tamamlama faliyetidir bir nevi

konu ile ilgili basit bir iki önerme

insan sorunsuz olmak istiyor

bu mükemmeliyetçlik

ama insan sorunsuz olamaz

bu da imkansızlık

işte mükemmeliyetçi imkansızı arar

tabi bu kullandığım cümleler

kavramsal olarak böyle

muhataba göre olaylara göre değişebilir her şey

önermeleştirelim;

insan mükemmel değildir

ama mükemmeli arar

burdaki mutlak tanrı olursa bir sorun yok

burda tanrı yok ise kendi vardır

bu tanrı olmayı istemektir

şeyten hz. ademi sonsuz olmakla kandırdı

meyveden yersen sonsuz olursun dedi

insanın yapısında var mükemmeli aramak ve istemek/

ama insan mükemmel olmadığı için /

mükemmel olana tabii olmak durumundadır

çünki insan bütünden bir parçadır

parça bütündeki yerinde anlamlıdır

yani insan kuldur

bu formatta yaratılmıştır

 

 

insanlar soruları kendi sormadıkça
senin sorman bir şey ifade etmiyor
merak uyandıracak
ilgiyi arttıracak projeler geliştirilmeli

ama şimdi öyle bir gençlik var ki

mesafeli
kültürel meraktan uzak
her şeyi kısmen kafasına göre yorumlayan
yani yeni bir insan modeli var
yoksa uğraşırız ama yıpranırız,verim vermez.

 

8.

 

iyiliği istememiz/eylememiz gerekiyor

insandaki yapı dualisttir

bu anlamda iyilik

hem istemektir hem yapmaktır

zihinde istemek, yaşamda olmaktır

 

-ama neyinizle ne kadarınızla,?

 

bu neliği ve ne kadarlığı hayat tanımlarımıza göre değişir

ölçü bu tanımdakı neliğe vurulmalıdır

özne nesne ile ilişki kurar ve eylem vareder

mantık bir bütündür

 

demek istediğiniz  teori ile pratik arasındaki

çelişkiyi kastediyorsanız

bu aralık insan olmanın mücadelesinin verildiği alandır

işte burda insan gayret eder ve iyi olmaya çalışır

önemli olan da gayret etmesi/kulluk yapmasıdır

ama şeytan bu aralıkta zayılıkları zaafa uğratmak ister

insanı düşürmek ister

insan buna direnir

ama insan düşecektir

düşmesi de insan olmanın sıfatlarındandır

işte burda geliyor soru sorun şeklinde:

 

insan düşebilir-düşer

ama insan düşer ve düştüğü yerde düşünür

anlamlandırır ayağa kalkar ve yürür

 

insanın bütününde ne olmalı ?

Anlam

ve dolayısıyla

Allah

varoluştan Allah ı aldığınız zaman anlam gider

anlamsız bir okuma yapmaya çalışmak da

saçmanın engeliyle karşılaşır

 

7.

 

varoluşa kendini bırak derken
varoluşu sevmeyi dünyayı bir değer olarak görmeyi kastediyorum
insanın yaşadığı anı sevmesi aldığı soluğa anlam vermesini
hayatı sevmesini kastediyorum
insanın kendini gerip hayatı kendine zindan etmesi doğru değil
ama kastettiğim özgürlük saçmalıkları değil,
öz tanımlamasına göre özgürlük anlayışı değişir
bu tercih meselesidir

 

“insan kendini kendini yapan ve kullanan bir varlıktır” derken

 insanın kendikişiliğini bünyesini inşaa etmesini kastediyorum.

mesela içtiğimiz sigaraylabünyemizi zehirliyor ve sağlığımızı

yanlış yönde bozuyorsak her konu da

insan bütün zihinsel ve eylemsel faaliyetleriyle

kendi kendini inşa ediyor,yapıyor, kuruyor.

zaten dünya da bunun için var değil miyiz kendimizi

anlamlandırarak kurmak için.

 

genç demek nedir
hareketi hızlı olan demek

kanı hızlı akıyor

sorunda bu hızda

hız genci kesiyor
benliğini aksatıyor

 

hiç bir şey yok

ama o “yok”u var etmiş

sorunu “sorunsallaştırmış”

insan boş duramıyor

mutlaka ya yapıcı düşünceler ve tavırlarda bulunacak

yada bozucak bir şeyleri

tabiat böyle

boşluk yok

bunlar gerçekten ,

insanın tabiatındaki psikolojik diyebileceğimiz kanunlar

nasıl su içmek fiziksel bir kanun ihtiyac ise

yapımızda psikolojik ruhsal kanunlarda var

ama biz bunları görmüyoruz çoğu zaman

 

sizin ikinizin kuracağı bir dünyada BİR haline gelmeniz

evlilikte şefkat var
diğer ilişki tarzlarında mesafe var
karşılıklı bir duruş var
evlilikte ise mesafe yok
bu çok hoş

 

6.

 

şunu unutmamak lazım

/deniz dalgalı mıdır

dalgalıdır

ki insanda dalgalı bir tabiatta yaratılmıştır ki

Allah bu dalgalara karşı nasıl

yöntem izleyeceğini göstermiştir

yani herşey herşey

insanı etkiliyor

etkilere açığız

ıste belkı o geçıci bunalım

sorunlar bitmez değişir

bunalım dediğiniz de bir sorundur

sorunların olmamasını istemek ;insan olmayı istememektir

bu ayrımı görebilmeliyiz

işte buradaki konumumuz ne müslüman olarak

sorunlara müdahe etme tarzında

biz sorunları yaratılış;islam doğrultusunda müdahale etmeye çalışırız

bu değil midir kulluk

işte bu dediğimizde amaca yönelik eylemlerimizin bütünü oluşturmayacak mı

varoluş amacımıza göre

sorunlarımıza müdahale edicez

mesela alkol almayacağız

ama helal olan içecekleri kullanacağız

mesela kendi neslimize düşman olmayacağız kardeş olacağız

nefsimizdeki kötü vasıfları temizleyeceğiz (şems7-10)

yani aslında bu kadar basit

şeytan bizi kandırmamalı

sen zaten işe yaramazın birisin

kendine dermanın yok

falan filan

Allah bizi yaratmış mı

yaratmış

bize değer vermiş ve varoluşa getirmiş

bizimde bu değeri kendimize verip

kendimize saygı duymamız lazım

hiç birşey için olmasa bile

Allah bizi yarattığı için kendimize saygı duymalıyız

mevlana “varoluşumuzda senin bağışın “der

bakın bizim bir sorunumuzda

yaptıklarımızı çok küçümsememiz

güvenin boşluğa düştüğü ,insanların dost bulmakta zorlandığı bir zaman diliminde

biz arkadaşımızla bir bardak çay içmeyi boşa geçen vakit olarak

değerlendiriyoruz

yani düzgün düşünmek laızm

“ölçüleri yanlış olanın bütün ölçümleri de yanlıştır “

diyor biri

kafadakı ölçüleri iyi kontrol etmek lazım

bir doğru doğru mekanda ve zamanda ve doğru kişiye söylenmezse o doğru

olmaktan çıkar

yani hem kendi adımıza

hem de toplum adına kafamızdaki ölçüleri  iyi kontrol edelim

virüs varsa temizleyelim

 

 

her insan bişeyler abartır

kimisi kendini kimisi kadını

kimisi eşyayı

şişeyi

neyse yani…

herkesin mutlaka takıntıları vardır

ama önemli olan bunların olabilir şeyler olduğunu kabul etmek

bir de şu var bir şeyi sorun olarak addediyorsak

bunu inceleyip

konumunu tesbit edip

sorunsallaştırmamak lazım

 

 

önemli olan anlamlı bir hayat sürmek anlamlı ilişkiler kurmak diye

düşünüyorum

 

 

insan bencildir herhalükarda kendini benini düşünür

siz şuan bir boşluk yaşıyorsunuz

bir yanınız eksik

hayatınızı bir insan ile birleştirmek var

ki bu erkek için de kadın içinde aynıdır

çünkü kodlanış gereği;yani yaratılış gereği bu böyledir

siz şimdi bunu hayırlısıyla tamamladığınız an

bir doygunluk gelicektir

eksik olan yanınız tamamlanacak

ve siz bu eksikliğin verdiği alandan düşünmeyi değiştireceksiniz başka bir

ruh haliyetiyle olaylara nesnelere bakacaksınız

bence şuan “boşluğunuzla oynuyor”sunuz

artık yaşadığınız olgu dan bağımsız ama olgudan ders alarak kendi

kişiliğinize olgunluk insanilik şefkat paylaşma katabilmelisiniz

 

 

 

muhakkak ama yaşın verdiği
bir fizyoloji ve psikolojik durumlar var
genç demek hızlı demek mesela
bu dönemde çok geçişli düşünüyor insan
çok hızlı çok yaşıyor bir çok şeyi kendi içinde
çok yoğun yaşıyor
kendi bağlamlarına oturtmuyor bir çok şeyi
bunun için deli kanlı diyorlar tahminim
kan deli gibi akıyor damarda

 

peygamberimiz ne diyor
gençlik delilikten bir şubedir “diyor
yani dönemsel özellikler var
ne kadar farklı karakterler de olsak ta

 

 

 

 

5.

insanları anlamak istiyorsan EMPATİ yapacaksın
bu çok önemli

kendini karşıdakinin yerine koyacaksın
ve bencil olmamaya çalışacaksın
dinlemeyi bileceksin
paylaşımcı olacaksın

anlamaya/yaşamaya çalışmak lazım

 

korku bir bolon gibi

ufak bir değintide gider

deneyerek öğrenirsin oturduğun yerden fantezi kurarak değil

denge tam bulunmaz
bulunmaya çalışır
insan için tam diye bir şey yok
insan eksiktir
eksiklerini tamamlamaya çalışır

insan ilişkilerinde her zaman YANILMA payını koymalısın

 

 

 hayata yeni adım atıyorsun
 kendine kesin noktalı düşünceler koyma.
 anlamaya çalış
 kendine işkence etme

 düşüncelerin duygusal ama mantıklı değil

 

 

merkezine insanları alma

insani değerleri al

insani değerleri insanlar uğruna feda etmek doğru değil

“bir doğru öbür yanlışa götürmemeli”

önemli olan kendi kişiliğimizi oluşturmamız

kendi dünyamızı anlamlandırmamızdır

insanlar hata yapabilir

buna şaşırmamak lazım

insanları yanılmaz kabul etmekle insan tabiatına aykırı düşünme

paylaşım muhakkak olacak, olmalı

ama bu paylaşım hatasız olmaz

kendini germe kendini izle sadece

 

 

 öncelikle kendimizle diyaloğumuz
 çok önemli
 kendimizle konuşabilirsek

 bir çok problemi de aşarız diye düşünüyoruz
 mesela
 sinirliyiz
 kendimize bunu anlatabilirsek
 ya ben sinirli bir insanım
 kendime bu konu da dikkat etmem gerekiyor
 bunun bilincinde olarak
 ilişkilerimiz daha normalleşir

 

4.

 

İş ve Eş
faktörü benliğimizi örüyor
iki faktör
bulunduğumuz ortamlar bizi yutmamalı
ortamlar bizi orta insanı yapmamalı

ama sürekli bir donanım arayarak vakit geçirmek te biraz kendimizi kandırmak
gibime geliyor
düşünebilmek belki de en büyük donanım

 

 

insanın kendi gündemini kendi belirlemesi gerekiyor

çevreniz sizin kişiliğinizde örülmüş birer tuğla olucaktır

insanın çevresi demek aslında insanın kendisi demek

bu bu yüzden iyi seçin muhatap olduğunuz insanları

kişiliği bozuk tiplerden uzak durun

kıskanç, kibirli tipler insan kişiliğine konan birer bomba gibidir

 

 

ne var ki bu hayatta zaten

dostuluk olmadıktan sonra

düşünmedikten sonra

paylaşmadıktan sonra

kul olmadıktan sonra

ne olabiliriz ki

saçma sapan bir yaratığa dönüşürüz

beklentilerimizi iyi deşifre etmek lazım

absürt ve saçma olanlarını temizlemek lazım benliğimizden

 

 

ben buna pozitif bakmak tan ziyade hayata olduğu gibi bakmak diyorum

eğer hayata pozitif bakmaya çalışırsak negatif bakmak gibi bir alternatifi

de kabul ederiz

pozitif bakmaya çalışmak aslında
bir zorlama
bu da insanı gerebiliyor
olduğu gibi değerlendirebilirsek

başka bir seçeneğimiz kalmaz

zaten bir şeye olduğundan farklı bakmak o şeyi abartmak tır

bu pozitif veya negatif farketmez

ikisi de insanı geriyor zarar veriyor

önemli olan tabiatı görebilmemiz

olduğu gibi kendi bağlamında değerlendirebilmemiz her şeyi

 

 

aşk acısı bir aşık için güzel olmalı,zevkli olmalı.burda aşk
kavramına hangi değeri yüklediğimiz önemli diye düşünüyorum.ama
kaybetmek kötü bir durum.herşeyi kaybedelim ama kendimizi
kaybetmeyelim.zira
kendimiz olmazsak hayatın bir anlamı olmaz.sizin
için demiyorum ama “onsuz yaşayamam” mantığı saçma bir mantık.”onsuz
yaşayamaz” isek zaten yaşamıyoruzdur.kendi hayatımız yoktur diye
düşünüyorum.

 

 

 

3.

Kolayına kaçıyoruz
hüzün edebiyatına yatıyoruz
uyumayı tercih ediyoruz
sağlam durmayı
zihni açık olmayı
gönlü açık olmayı
es geçiyoruz
uyuşmayı seviyoruz

 

Ağlama değil anlama
sürünme değil yürüme
mızmızlık değil olgunluk
aslında nerde hatamız var biliyoruz
ama işimize gelmiyor
böyle kolayımıza  gidiyor

 

Bitmemeli/itmeli
acı edebiyatı yok bizde

bunalım yok bizde
yaşam var
yaşama katılma var

 


En doğru insan mı?
“doğru” kriterlerinize uyuyorsa
doğru insandır
ama en doğrusu
belirsiz bir tamlama
bunun sonunu ve tesbitini yapamazssınız ki
en doğru dediğiniz zaman
bu en her zaman değişebilir
tam birebir bir tamlama yapamassınız kimse ile
bu tamlama yapamayışınız size en doğru kaygısını vermemeli

 

önemli olan insanı iyi tanımlamamız
özelliklerini iyi keşfetmemiz
bunu yapamazssak
hiç bir şeyi anlayamayız
mesela
bir makine aldın
kullanmasını bilmedikten sonra
işlevini nasıl anlayabilirsin ki

Neden sıkıldınız işten mi kendinizden mi hayattan mı

-herşeyden

bu her şeyi tetikleyen bir şeyler olmalı

sizi asıl sıkan/sıkıştıran nedir?

-parçalara bölemiyorum

parçalamak acıtır.

parçaları bütünleştirmeye çalışsanız anlam o zaman kendini farkettirir

 

2.

Temmuz 7, 2008

herkes ayrı bir dünyada yaşıyor
ayrı bir duyarlılığa hitab ediyor

 

herkes herşeye hitap etmez
insanlarla kendini konumlama
insanlar önemli değil
önemli olan senin kendi değerlerin ,kendi kişiliğin

 

insanlarla ilişki kurmak farklı
insanlara bağlanmak farklı

 

kendimizi kişiliğimizi insanlarla düğümlememek gerekiyor
yoksa her insan ayrı bir dünya
arap saçına döner herşey

 

birey toplumda yaşar bu doğru
ama birey toplumu aşmalı
birey özelliğini koruması için
yoksa sürüden bir örnek haline gelir

 

dikkate almak ayrı dikkatli olmak ayrı
hem dikkate alıp hem dikkatli olursan
neye ne kadar değer vereceğini öğrenirsin
böylelikle değer sapmaları olmaz
yıpranma oranın azalır 

 

sağlıklı ilişkiler
karşılıklı anlayış ve saygı üzerine kurulur

 

iradenin dışında gerçekleşen şey senin nefsin olmasın
erkek ve kadında her zaman için çekim kuvveti vardır
tabiatımız böyle

bu kuvvetler doğru kullanılmaz ise:
bir gün silaha dönüşebilir

kendi kararını vereceksin
bu senin hayatın ve çok özel bir alan

burda insanların ne dediği önemli değil
önemli olan senin kendi kararını kendin vermen

ilkler özeldir
ilkler her zaman güzeldir
ilk olduğu için de öyledir biraz
ama sana şu kadarını söyleyeyim
insan ilişkileri çok farklıdır
mesela bir insanla arkadaş olabilirsin
ama o insan ile ev arkadaşlığı yapılmayabilir
birine aşık olabilirsin
ama o insan evlenmeye müsait olmayabilir
bunu sen kendi arkadaşlarından da görmüşündür
insanların karakterleri çok değişik:
aşk dediğimiz olgu
insanın algılarını kapatır
sarhoş yapar
bu güzeldir
ama ayılınca güzel gözükmeyebilir
sana şöyle bir uyarı yapayım
kendinle “oynama”
sen artık çocuk değilsin
belli bir yaştasın
doğru düşünmelisin
ki doğru şeyler yaşayabilesin

sen kendi ayakları üzerinde durabilecek yaştasın artık
bizim gibilerin yardımı olmadanda uçabilirsin
kanatlarını açman yeterli
boşvere boş vere bu hale gelmedin mi
sorunlarından kaçma:
üstüne git
gitki
küçülsünler:
senin gözünde büyümesinler

 

 

1.

 

Gündeminizin olmaması da imkansız
işte siz bütün bu gündemlerin geçmişin, şimdinin, geleceğin hepsinin
oluşturduğu bir bütünsünüz
parçalı düşünmeyin yeter.

-ne yapabilirim peki?

duygusal yoğunluğunuzyu
parçalamayın

-parçalanmak nedir?

Parçalamak; dağınık düşünmek ve dağınık yoğunlaşmalarda bulunmak
yani ABARTMAMAK
İNSAN OLUŞUMUZU GÖRMEK
İNSAN OLUŞUMUZU KABUL ETMEK gerekiyor.

-ben bunları reddetmiyorum ki

mesele reddetmek değil benimsemek
kanıksamak da değil benimsemek
benim-sev-mek.
bilmek ayrı
benimsemek ayrı
bilebilirsin
ama benimsemeyebilirsin
bilmek ile benimsemek çok farklı
benimsemek gönüllü bir anlayış ve edimdir
kanıksamak zorunlu bir bastırış,
reddetmek te anlamsız bulmaktır.

 

ABARTI

 

Normal olduğunu bilmediğimiz, normal olması gerektiğini algılayamadığımız
için abartıyoruz
abarttığımız içinde çığrından çıkarıyoruz her şeyi
normal olarak algılayamadığımız için abartıyoruz sorun burda

her insan teki olarak değişik boyutlarda, frekanslarda yaşıyoruz bunları
sabahlar olmayacak gibi oluyor
karanlıklar aydınlanmayacak gibi oluyor
ama işte
insan tabiatını bilmediğimiz için yaşadıklarımız şahsımıza münhasır gibi geliyor.Ama insanın belli bir tabiati ,belli bir yaratılış formatı var.Bunu görebilmek,anlamak gerekiyor.Yoksa kafamızdaki yanlış ölçülerle ölçümler yapıyoruz ve ölçtüklerimizde yanlış oluyor.

 

GEL-GİT

 

Tabiatımız da
gel-gitler var.
Gel-git sürekli yaşanan bir hal
gel-git;sorunlu bir yapı doğuyor
sorunlu yapı;amacı doğuruyor
işte amaç; sorunlu yapıya
Allahın istediği müdahele de bulunabilmek
Örneğin;

kibirliysek
terbiye ederek,
alçak gönüllü olmaya çalışmak.
“müslüman ne hoş insandır.darda kalsa sabreder bollukta olsa şükreder.her
ikisi de müslüman için eşittir.” diyor peygamberimiz.
aklımızı kullanmamız, eşyayı okumaya çalışmamız, kalbimizle de varlığa kardeş
olmamız gerekiyor

 

KADER

 

kendi ellerimizin yaptıklarını çekeriz çoğu zaman
dışardan bir el bize müdahe etmez
mesela;
kader kavramı
“ölçü” demektir
“biz yağmuru bir kaderle;ölçü ile indirdik der”
Allah
Ölçüler koymuştur
İnsana, tabiata,eşyaya
işte bu ölçüleri okuyabilirsek; varlığı anlamlandırma imkanımız artacaktır
insanda fiziksel ölçüler olduğu gibi
psikolojik ölçüler de vardır
mesela nasıl su içmek
bir kanunsa insanın tabiatı için
ilgi görmek de bir fıtrat ölçüsüdür
bir bebek her zaman karnı aç olduğu için ağlamaz ilgi istediği pışpışlanmak
istediği için de ağlayabilir
ama biz bunu görmüyoruz
habire yediriyoruz kaşık sokuyoruz ağzına
sonra bozuk kişilikler yetişebiliyor

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.